VEDA’SIZIM

SABRİ ASLIŞEN / ANKARA

12 Nisan 2021 Pazartesi 10:32
VEDA’SIZIM
adımlar ve uçarı sarartırlar bıktırmış olmalı
ki kaldırımlar yükünü devrediyor yollara
günün kısalığını ve kârını da geceyi
rivayetleri çoğalttım, gidiyorum
kaybolma ihtimali yüklü sokaklar ve yokluğumuz
rivayetler beslediğim bu şehri vedasız bıraktım
hikayelerdeki pürneşe kahramanlarınızı
selamlayacağım yol boyunca (Recep Yılmaz)
 
Nur içinde uyu sevgili Dostum, 58. Yaş Günün kutlu olsun...

... O gün gazeteye 40 dakika erken gitmek için evden çıktım... Yolumun üzerinde bulunan fırından yarım kilo dilimlenmiş ekşi maya ekmeği, hemen yanıbaşındaki marketten de Rize kavurması ve eski Kars kaşarını aldım, gazetemiz Ardeşenin Sesi’nin yolunu tuttum...
Yürüme mesafesi olarak 13 dakikada gazetemizin önüne vardığımda, Yazı İşleri Müdürümüz Selim Güner, “günaydın abi, hoş geldin” sözleriyle karşıladı beni...
Murat ve Rıdvan kardeşlerimizin bulunduğu matbaa bölümünden yükselen seslerin arasında tok bir sesle, “Bugünden itibaren, işyerimizde en geç saat sekize kadar çay demlenmiş olacak. Ve çay demlenene kadar, fırından taze ekşi maya ekmek, marketten de eski kaşar alınmış olacak. Kahvaltı için alınacak malzemelere iki misafire yetecek kadar malzeme daha ekleme yapmayı unutmayalım, olur mu? Şimdi aramızda en yaşlı olan söylediklerimi bir zahmet alabilir mi?” der demez Murat,“Aramızda en yaşlı sizsiniz Ahmet abi” diye söyleyince, “Doğru diyorsun, o zaman kahvaltılıkları almaya ben gideyim, gelene kadar çay demlenmiş olsun...” karşılığını verdi.
Kahvaltılıkları almak için kapıya çıkan can dostum Ahmet Özcan, karşısında beni görünce “Günaydın Sabri, bugün erkencisin... Şansına, kahvaltı için çok sevdiğin ekşi ekmek ile eski kaşarı almaya gidiyorum.” dediğinde, gazete çalışanları arasında bir kaç günlüğüne de olsa en yaşlı elemanın ben olduğumu söyleyerek, fırın ve marketten aldıklarımı gösterdim... Yüzündeki gülücükle birlikte bana, “Sen çok iyi bir dostsun”dedikten sonra hazırlanan çay sofrasıyla hep birlikte güzel bir sabah kahvaltısı yaptık...



Kahvaltı sonrası her zaman olduğu gibi, birer keyif çayı ve sandalyeleri alıp, gazetemizin ön cephesindeki camda yazılı bulunan Ardeşen’in Sesi Gazetesi ve Matbaası önünde oturduk. Can dostum bana; “Günün birinde yerel basınla ilgili bir kitap yazarsan, o kitabı kendi matbaamızda basacağız. Unutma..! Tabii ki bu kitap Ardeşenin Sesi Gazetesi’ne de ışık tutacak... Önümüzdeki yıllarda gazetemiz, e-gazete olarak bile okunacak... Basacağımız kitap, gazetemiz hakkında gelecek nesilleri aydınlatacak...”dediğini dün gibi hatırlıyorum...


Sevgili dostum, taslağı hazır durumda olan kitabımı matbaanda basamadın ama ilçene ve bölgene yarım asıra yakın basın ve matbaacılık alanında en iyi hizmeti verdin... Yarım asır boyunca yetiştirdiğin, alanında uzman oğlun Osman Özcan gibi tüm genç kardeşlerimizin, miras olarak bıraktığın Ardeşenin Sesi Gazetesi ve Matbaasını daha ileriye taşıyacaklarından zerre kadar şüphen olmasın... Av. Sedat Kahya hocamızla beraber 48 yıl önce kurduğunuz gazeten yaşayacak, zamanı gelince hayalin olan yerel basının sorunları adlı kitabım, tırnaklarınla kazıyarak hayat verdiğin matbaanda basılacaktır...
Yerinde rahat uyu, mekanın cennet, 58. Yaş Günün kutlu olsun...

“Dün, Rize basınının önemli kilometre taşlarından Ahmet Özcan’ın doğum günüydü. Basın dünyasına yaptığı katkıları asla unutulmayacak olan bu güzel insanı bir kez daha saygıyla ve rahmetle anıyorum. İyi ki doğmuşsun ve iyi ki seni tanımışız Ahmet abi…”Bu mesaj da sevgili kardeşim Yasin Paşalı’dan... İstanbul’da CRITÜRK Editörü... Dün bu satırları yazarken aradı ve pazar günleri Rize TV’de internet ortamında yayınlanan “Net Konuşalım” programına davet etti beni... Genç meslektaşımın bu davetini onur duyarak kabul ettim. Konuşmamızın sonunda bu haftaki köşe yazımın konusunu öğrendiğinde önceki satırlarda sizlerle paylaştığım mesajı gönderdi...

Yüreği güzel dostlarım... Aramızdan ayrılanlara rahmet, mesleğimizi canla başla yapanlara sevgi ve minnetle...

    Yorumlar

Arşiv