KAVRAMLAR ARASINDA BOĞULMADAN: GELİŞİM

DOÇ.DR. EBRU HASİBE TANJU ASLIŞEN

08 Ekim 2021 Cuma 10:09
KAVRAMLAR ARASINDA BOĞULMADAN: GELİŞİM
Sevgili okurlarım;

Bugünden itibaren, alanımı dolduran iki kelimenin yani çocuk ve gelişimin detaylarını paylaşmaya başlayacağım sizlerle… Elbette bu paylaşımlar, çocuklarımızın daha bilinçli bir süreç içerisinde yetiştirilmesine aracılık ederse, ne mutlu bana…

 

Öncelikle ele almak istediğim konu gelişim… Gelişim dendiğinde çoğunlukla aklımıza ilk gelen şey, büyüme oluyor. Oysa büyüme, gelişimle ilgili temel kavramlardan sadece biri. Peki o zaman gelişim nedir? Kısaca düzenli, uyumlu ve sürekli bir ilerleme olarak ifade edebiliriz gelişim kavramını… Biraz daha detaylı ele alacak olursak, gelişim; doğumdan önce hatta döllenmeden itibaren organizmanın zihinsel, bedensel, dil, duygusal ve sosyal açıdan belli koşulları sağlayan en son aşamaya ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme kaydeden değişimidir. Sistemli bir büyüme, değişme ve istenilen görevleri yerine getirebilecek bir düzeye gelme olarak da ifade edilebilen gelişim, çevre ile kalıtımın sürekli ve karşılıklı etkileşiminin bir ürünüdür. Anne karnında başlayan gelişim süreci, yaşam boyu devam etmektedir.

 

Gelişimle ilgili temel kavramlardan biri şeklinde söz ettiğim büyüme ise bedenin boy, kilo ve biçim olarak artması anlamına gelmekte, bireylerin fiziksel özellikleri için kullanılmaktadır. Dolayısıyla zaman içerisinde bireyin fiziksel yapısındaki niceliksel değişiklikler büyüme olarakifade edilmektedir. Gelişimle ilgili temel kavramlardan bir diğeri ise olgunlaşmadır. Bireyin doğuştan getirdiği genetik yapı ile çevrenin etkileşimi sonucu görülen biyolojik değişiklikler olarak belirtilen olgunlaşmada, belirli bir yetkinliğe ulaşmak oldukça önemlidir. Yani parmak kasları yeterli düzeyde olgunlaşmayan bir çocuğun kalem tutması beklenemeyeceği gibi henüz bu beceriyi kazanan diğer bir ifadeyle kalemi düzgün bir biçimde tutabilen bir çocuğun da düzgün yazı yazması söz konusu değildir. Elbette burada verilen örnekler çeşitlendirilebilir. Boyun kasları gelişmeden, bir bebeğin başını dik tutması da kas ve kemik yapısı yeterli olgunluğa gelmeden, bir çocuğun yürümesi de pek mümkün değildir. Bu noktada sizlerle paylaşmak istediğim son kavram ise öğrenme… Gelişimin en önemli kavramlarından biri olan öğrenme, yaşantı ve uygulama sonucu davranışta meydana gelen kalıcı değişiklikler olarak tanımlanmaktadır. Burada esas olan, çevrenin desteği ile kazanılacak davranışın, kalıcı bir nitelik taşımasıdır. Bir diğer deyişle çocuğun düzgün bir biçimde yazı yazabilmesi için öncelikle kalemi tutabilecek bir olgunluğa sahip olması ve çevresindeki bir yetişkinin rehberliğiyle yazmanın öğrenilmesi gerekmektedir.

 

Gelişimi tanımlarken kalıtım ve çevreden söz etmiştim. Bu konuda da birkaç cümle ile bilgi paylaşımında bulunmak istiyorum. İnsan gelişimine yön veren önemli etmenlerden biri kalıtımdır. Hepimiz anne ve babamızdan gelen, kromozom ve gen denilen, biyokimyasal ajanlarla taşınan, genel biyolojik bir koda kalıtımsal olarak sahibiz. Bu bağlamda genel kalıtımsal kod, temel anatomik yapının yani insan figürüne ilişkin aynılığın devamını içerirken; kromozomlar içerisinde organize olan genler ise bireyden bireye değişen kalıtımsal özellikleri taşımaktadırlar. Peki nedir bu özellikler? diyecek olursanız göz rengi, boy uzunluğu, içe kapanık ya da dışa dönükkişilik özelliği vb. şeklinde örnekler verilebilir. Bu konuda sizlerle paylaşmak istediğim son kavram ise çevre… En geniş anlamı ile çevre, döllenme sırasında ve döllenmeden sonra hücrenin çoğalıp bir organizma oluncaya kadar içinde yaşadığı bütün durumları içine almaktadır. Anne-baba tutumları, uyaran eksikliği, beslenme şartları vb. pek çok etmen çevresel faktörler olarak kabul edilmekte; kalıtım yoluyla gelen özellikler, çevresel şartlarla etkileşerek gelişmeyi meydana getirmektedir.

 

    Yorumlar

banner153
Arşiv