ESKİ SANDIKLARDAN ÇIKAN FOTOĞRAFLARIN ÇOĞU TARİHE TANIKLIK EDERLER...

SABRİ ASLIŞEN / ANKARA

02 Nisan 2021 Cuma 11:21
ESKİ SANDIKLARDAN ÇIKAN FOTOĞRAFLARIN ÇOĞU TARİHE TANIKLIK EDERLER...
Geçtiğimiz gün çok sevdiğim ve saygı duyduğum eğitimci abim Hasan Mahmutoğlu’yla yerel kültürlere ışık tutacak konuların ağırlıkta olduğu bir dizi görüşme yaptım...

Telefon aracılığıyla yaptığımız sohbette, yerel kültürün yanı sıra, köy okullarını ve Köy Enstitülerini de konuşma fırsatı buldum... 

 

Mahmutoğlu, annesinden kalan eski sandıkta, babasının Köy Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra, ilk görev yeri olan Ardeşen’in  Bakoz köyünde öğrencileri ve öğretmen arkadaşlarıyla çekilmiş siyah beyaz fotoğraflarını bulmuş... Bir kaçını e-mail aracılığıyla bana  gönderdi... İnanılmaz görseller...

 

Hasan Mahmutoğlu’nun babası Selahattin Yıldız, Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nden 1944’de mezun olduktan sonra, eskiden köy olan Bakoz’da cami altında üçüncü sınıfa kadar öğrenci okutmuş... 

O dönemde ilk üç sınıfı bitiren öğrenciler, Ğere (Işıklı), Sifat (Prinçlik) ve Ağvan (Seslikaya) köylerindeki okullara giderek, beş yıllık eğitimlerini tamamlarlarmış... Selahattın Yıldız, öğrencilere ders vermek için Ağeni’deki evinden okulun bulunduğu Bakoz köyüne yaya gidip gelirmiş...

 

Beşikdüzü Köy Enstitüsü mezunu Selahattin Yıldız, Beyazkaya köyüne ilkokul yapılması için girişimde bulunmuş, okul arsası için Paçğatur bölgesini ilgililere göstermiş, yaptıkları incelemeler sonucunda bahse konu olan yerde ilkokul yapılmasının uygun olmadığı kararı verilmiş... Bu duruma çok üzülen Köy Enstitülü öğretmenimiz, bir kaç yıl sonra yetkililerin kapısını tekrar çalmış, ilkokulun Yamaçdere köyünde (şu anki kahveler mevkisinde) yapılması teklifinde bulunmuş. Bu teklifi ilgili makamlar tarafından kabul edilmiş, Yamaçdere ve çevre köylerinde yaşayanların yardımıyla,  ilk olarak okulun iki büyük dersliği yapılmış. Daha sonra okula üç derslik ve bir lojman da eklenmiş...

Yeni yapılan İlkokulda ilk yıllarda iki öğretmen, daha sonra üç öğretmenle 27 yıl öğretmenlik görevini ifa eden Selahattın Yıldız, kendi okuttuğu öğrencisi Şerafettin Hacıoğlu ile birlikte aynı okulda görev yapmış ve o dönemde açılan okuma-yazma kursları kapsamında Pelergivat köyünde de sorumluluk üstlenmiştir...

 

Mahmutoğlu’nun ifadesine göre, “Beşikdüzü Köy Enstitüsünün çıkardığı derginin 347. sayfasında, babam Selahattın Yıldız’la birlikte Ardeşenli Teyfik Mısır ve Mustafa Yarmaz’ın isimleri ve fotoğrafları da yer almış (Mısır ve Yarmaz soyadları daha sonra değişmiş olabilir). Babam, Enstitü’de okurken soyadı Yıldızmış. Daha sonra mahkeme kararıyla aile lakabımız olan Mahmutoğlu soyadını aldı. Benim öğretmen olmamda da çok büyük emeği var babamın... Göreve başladığı günden emekli olduğu zamana kadar çok sayıda insana emek vermiş; öğretmen, doktor, ordu komutanı, polis ve memur gibi bir çok alanda değerli insanların yetişmesine vesile olmuştur...”

 

Türk felsefe öğretmeni, Milli Eğitim Eski Bakanı ve Köy Enstitüleri’nin kurucusu Hasan Ali Yücel, Köy Enstitülerini kapatalım diyenlere karşı TBMM’de köylüyü okutmanın yararlarını anlatır ve sonunda “Sizce zararları nedir?” diye sorar... Toprak ağası bir milletvekili “Ben üçü beşi bilmem, bindiğim eşek benden akıllı olmayacak. Olursa düşürür, okuyan köylü zapt olmaz” der..! Düşündürücü bir ifade değil mi sizce de? Nasıl yorumlanır?Eğitime ve geleceğe bakış bu kadar dar mı olmalıdır? Ne dersiniz?

 

Beşikdüzü Köy Enstitüsü mezunu, Selahattın Yıldız (Mahmutoğlu),Teyfik Mısır, Mustafa Yarmaz, Halil Yazıcı, Hüsnü Yenigün, İbrahim Bayraktutan, Ali Çevik, Musa Aktepe, Ömer Yağcı, Hamit Eryılmaz, Hamdi Tekeşin, Rasim Ayan, İlyas Tekeşin, Selma Beşli, Hikmet Ural, Reşat Atabey, Tahsin Yağcı, Hakkı Beşli, Mustafa Ekşioğlu, Mehmet Seydioğlu, Besim Nebioğlu, Hidayet Yenigün, Cumali Atabey, Selahattın Öner, Faruk Ateş ve Kazim Ateş... Ladik Akpınar Köy Enstitüsü mezunu Dursun Ali Okutan... Beşikdüzü Öğretmen Okulu mezunu Ziya Okutan ve adını hatırlayamadığımız Köy Enstitüsü veya Öğretmen Okulu mezunu öğretmenlerimiz,

Cumhuriyetimizin büyük atılım sağlanmasında önemli mihenk taşları olmuşlardır. Hepsine medeniyetin temelinin atılmasına olan katkılarından dolayı müteşekkiriz...

Aramızda olan öğretmenlerimize sağlıklı bir ömür, ebediyete intikal eden öğretmenlerimize de rahmet diliyorum... Sizlerin hakkını ne yapsak ödeyemeyiz...

 

    Yorumlar

Arşiv