Ardeşen Haberleri Haberleri Tümü

2020 Yılı İyi Başlamadı!

 Ülkemiz 2020 yılının ilk ayında 24 Ocak Cuma akşam saatlerinde Merkez üssü Elazığ'ın Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğünde bir deprem ile sarsıldı. Depremde, 35'i Elazığ'da, dördü Malatya'da olmak üzere en az 41 kişi hayatını kaybetti, 1.607 kişi de yaralandı, onlarca ev kullanılmaz hale geldi.

Ülke olarak henüz Depremin yaralarını tam saramadan bu defa; Van'da yaşanan çığ felaketleriyle canımız yeniden yandı. Van Bahçesaray ilçesinde düşen ilk çığ felaketindeki 5 kişi, ardından yaşanan ikinci çığda 33 kişi toplamda 41 kişi yaşamını yitirirken, 84 vatandaşımızda yaralandı. 

Derem, Çığ derken bu defa İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından uçak kazası bizleri şok etti.

İzmir İstanbul seferini yapan bir uçak 183 yolcu ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanında kötü hava şartları nedeniyle pistten çıkarak kaza yaptı kazada 3 vatandaşımız hayatını kaybetti.

Kendi kendimize soruluyoruz bize ne oluyor?

Neden bu felaketler üst üste geliyor?

İşte bu sorular; geçtiğimiz (2019) yıl yangın, ardından dolu ve su baskınlarıyla adeta İlahi bir güç tarafından sınava çekilen Avustralya kıtasını akla getirdi.

Avustralya’da yaşanan bu felaketler olduğunda ilk yorum ne idi sizce?

Pek, iyi yönde yorumlar duyamadım aslında.

Peki, Bizim yani Müslüman bir ülke insanı neden 2020 yılı bize hayırlı gelmedi, felaketler başımızdan eksik olmuyor yorumu yapmaya başladı.

Biz şükür etmeyi unuttuk.

Biz dua etmeyi unuttuk.

Biz Elhamdülillah demeyi ve hasta olmadan önce sağğımızın kıymetini bilmeyi unuttuk.

Biz ki ne zaman yüce yaratandan uzaklaşmaya başladık, yaradan bize bir şekilde acıyı, huzur ve refahın mutluluğunu, kaybın büyüklüğümü, sağğın kıymetini hatırlatma adına sınava tabi tutmakta.

Peki, biz şükretmeye başladık mı?

Dua Etmeye, Elhamdülillah demeye başladık mı?

Millet olarak başa gelen her felakette bir bütün olmayı başarabilen bu toplum, bundan sonra da olası kaza ve belalar için elbette bir bütün olacaktır. Ancak; şükretmeyi, dua etmeyi, yetinmeyi bilmeli, nefse yenik düşmemeli, isyankâr, nankör ve aza tamah etmeyi öğrenmeliyiz.

Dev aynasında kendini görenler, Şöyle bir bakıp sorgulayalım mı yaşan timizi?

Evden çıkarken cüzdanı alıyoruz, arabanın anahtarını alıyoruz, cep telefonunu da alıyoruz.

Peki, Abdest alıyor muyuz?

Evden çıkarken, işe başlarken ve ya yemek yerken besmele çekiyor muyuz?

Bizler; Cuma’dan Cumaya gittiğimiz camilerde kıldığımız rekâtları Namaz kılıyorum diye atfetmeyi bırakmalıyız.

Bizler; besmelesiz, abdestsiz ve dua ’siz yaşamımıza çeki düzen vermeliyiz.

Bizler; Müslümanlığın el kitabı olan Kur’an-i Kerime samimiyetimizi ve bağlılığımızı göstermeliyiz.

Açıkçası BİZ KELİMEYİ ŞAHADETİ ve KELİMEYİ TEVHİDİ yeniden ama aşk ile yeniden söylemeliyiz.

Saygılarımla.

Salih Navdar.

Paylaş
Tweet Paylaş Paylaş
Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz