İsrafa yönelmelerin baş etkenlerden birisi Modernleşme

Ey Adem oğulları! Her namaz kılacağınız da güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

30 Aralık 2019 Pazartesi 08:56
İsrafa yönelmelerin baş etkenlerden birisi Modernleşme
Ey Adem oğulları! Her namaz kılacağınız da güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Günümüzde en sık gündeme gelen ve tartışılan konulardan birisi de hiç kuşkusuz israf olgusudur. Bugün israf canavarı, insan ve toplum hayatını ciddi manada tehdit eder duruma gelmiştir. İnsanoğlu, tarihin hiçbir döneminde bu derece bir israf olayıyla inanın karşılaşmamıştır.

Günümüzde İsraf hayatın maddi ve manevi olmak üzere her alanında söz konusu olmaktadır. Asrın âfeti olarak görülen israfın önlenmesine yönelik daha fazla aktiviteler yapılmalı ve bu hassas konuyu dil den dile aktarmalıyız.

Dünya kurulduğundan beri insanoğlu, günümüzdeki düzeyde bir israf olayıyla karşılaşmış değildir. Yaşadığımız çağın insanı, hayatın her alanıyla israfla karşı karşıyadır. 21. yüzyılda insanın çevreye, insana yaptığı kötülükler ve verdiği zararlar tarihin hiçbir döneminde yaşanmamıştır. Ayrıca bu yüzyılda yaşanılan teknolojik gelişmeler, insan hayatını kolaylaştırması yanında ciddi manada insan sağlığını tehdit etmekte, gençliği de esir almış durumdadır. Her şeyden önce insan kirletilmiş, insan dejenere edilmiştir. Belki günümüzde yaşanılan problemlerin hepsinin kökeninde bu yatmaktadır. Modern insanın tükettiği atıklar oranında medeni bir insan olup olmadığı tartışılmaktadır. Batı dünyasında modern insanın anlayışında, bizim değerlerimizle uyuşmayan sınırsız üretim ve sınırsız tüketim söz konusudur.

 

Günümüzde modayı izleme çabası, insanların israfa yönelmelerinde baş etkenlerden birisini oluşturmaktadır. Modası geçti diye bazı insanlar henüz rengi dahi solmamış, bir iki defa giyilen elbiselerini zâyi etmekte veya ihtiyacını karşılayacak kadar elbisesi olmasına rağmen yenilerini almakta böylece giyim kuşamda israfa kaçmaktadır.

Aşırı tüketim bir yandan doğal kaynakların israfına yol açarken öte yandan çevre kirliliğine sebep olur.

İnsan, elindeki her türlü imkânı meşruiyet sınırları içinde kullanmakla sorumludur. Bu husus âhirette kişinin zaman, servet, işgücü ve ilim gibi kaynakları nasıl kullandığından sorguya çekileceğini bildiren hadiste de açıklanmaktadır.

Unutmamalıyız ki, soframızdan çöpe giden her bir lokma yiyecekte, musluğumuzdan boşa giden her bir su damlasında açlık ve sefalet çeken insanların hakkı var.

Ülkemizde bir taraftan çöplüklerden beslenen açlık sınırının altında yaşayan insanların kabarık olmasına karşın, aşırı bir tüketim ve israf içerisinde olan kesimler vardır. Sadece günlük olarak çöpe atılan ekmek, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmış olsa kaç milyon ihtiyaç sahibi insanın doyurulması demektir. Çok yüksek boyutlarda her sahada kendini gösteren israfın önlenmesi için istenilen düzenlemelerin ve alınması gereken tedbirlerin acilen devreye sokulması elzemdir. Aksi takdirde bu büyük bir servetin çöpe atılması, heder edilmesi demektir.

 

Bugün modern hayatın getirdiği en büyük açmazlardan biri olan sınırsız harcama ve tüketim çılgınlığı, israfın hat safhaya varmasına, mutedil ve orta yollu bir hayat anlayışının büsbütün terk edilmesine sebep olmuş, bu da özellikle aile bütçesinde kişiyi çıkmaz bir dar boğaza itmiştir. Bugün lüks sayılabilecek pek çok eşya artık zaruri ihtiyaç maddesi olarak telâkki edilse de özellikle eve giren maddiyat gereksiz harcamalar sonrasında yetmez hale gelmektedir.

Günümüzde sıkça sarf edilen bir sözcü vardır "Paranın adı kaldı" aslında bizim düzensiz harcamalarımız ve israf niteliğindeki ihtiyaç fazlamız, bu sözcüğe ortam hazırlamaktadır.

Bugün gelişmiş ülkelerde aşırı tüketim ve keyfince harcamalar, israf değil, gelişmişliğin, sosyalleşmenin ve mutluluğun göstergesi olarak takdim edilmektedir. Halbuki israf ve tüketim çılgınlığının en önemli sebepleri arasında; Örneğin; dört kişilik bir yetişkin ailede en az üç telefon, iki araba, sayısız ayakkabı ve giyim eşyası mevcutken bunlara sosyal yaşam kriterlerinin yanı sıra planlanma yapılmadan çıkılan tatiller, eve beyine sormadan yapılan ihtiyaç fazlası alış verişler, evde aş varken dış mekanlarda tüketime kalkma ve benzeri bir çok sebep aile gelirimizi temelden sarsmaktadır.

 

Yerinde ve faydalı kullanılmayan her şeyi, israf olarak değerlendirmek mümkündür, demem o ki ; aza tamah etmek değil ancak elde ettiğinle de yetinmeyi bilmektir.

Salih NAVDAR

 

    Yorumlar

banner146
Arşiv