Biz Dededen Böyle Gördük. Her İnsan Mutlaka Yaşlanacak. (Eğer Ömrü Yeterse)

Yaşlılara Saygı kavramını kendimize ilke edinmeli ve her fırsatta bu duyguyu eyleme geçirmek için fırsat yaratıp çaba göstermeliyiz.

07 Ekim 2019 Pazartesi 14:43
Biz Dededen Böyle Gördük. Her İnsan Mutlaka Yaşlanacak. (Eğer Ömrü Yeterse)
Yaşlılara Saygı kavramını kendimize ilke edinmeli ve her fırsatta bu duyguyu eyleme geçirmek için fırsat yaratıp çaba göstermeliyiz.

 Hani derler ya! Her insan potansiyel bir engelli adayıdır, işte her insan ömrü yettiği kadarıyla mutlaka yaşlılık evresi ile sınanacaktır.

Gün gelecek ve bizlerde; yaşamsal döngüyü sağlayan organlarımızın verimliliğini yitirmesi sonucu, çevre uyumda güçlük çekmeye ve direnç mekanizmamız gerilemeye başlayacaktır. İşte o zaman mutlak birilerine ihtiyaç duyacağız.

Yaşlılığın sınırını sürekli olarak yukarı çekmek gerekir.

Her birimiz; biyolojik, psikolojik, sosyal yaşantıların yanı sıra farklı genetik ve sosyokültürel gruplarda normal yaşlanma özellikleri değişebilmekle birlikte genel olarak yaşlanmanın başlangıç yaşı 65 olarak kabul edilmektedir. Toplumların yaşlı nüfuslarına sunabildikleri hizmet kalitesi kadar gelişmişliklerinden söz edilebilir. Yaşlılarımızın hayat kalitesini yükseltmek kadar toplum dışına itilmelerinin önlenmesi açısından da bu konuların gündeme getirilmesi gerekir. 

Psikolojik açıdan yaşlılığın olumlu ve olumsuz tarafları madalyonun iki yüzü gibidir. Bu nedenledir ki, sağlık ve sosyal politikalar oluşturulurken yaşlanmanın kazanç ve kayıplarını bilmek ve bunlara ilişkin bilimsel temelli politikalar geliştirmek önemlidir.
 
Yaşlı insanlar arasında, sosyal anlamda yeni bir başlangıç olarak kabul edilen emeklilik, gençler tarafından, kendi dünyalarında bir başına bırakılmak olarak algılansa da! Bu durumda işler hiçte öyle değil ve olmamalı da.
 
Yaşlı insanların toplum içinde yaşayıp, normal bir sosyal yaşam sürdürmeleri ve buna bağlı olarak da fiziksel ve ruhsal sağlıklarından daha fazla keyif almaları ve üretkenliklerini sürdürebilmeleridir. Bu aşamada kuşaklar arası iletişimin, yaşlıların deneyim ve birikimlerinin gençler ile paylaşılmasının ve gençlerin katkıları ile toplumsal değişimlerin ve pek çok yeniliklerin farkında olunmasının da yaşlıya olumlu katkıları olacağının da göz ardı edilmemesi gerekir.
 

Özelikle yerel idarecilerin bu ve benzeri topluma mal olmuş sorunlarda daha aktif rol oynayacak iş ve icraatlar, proje ve zorunlu faaliyetler olarak belirlenip ivedilikle uygulanmalıdır diye düşünmekteyim.

Salih NAVDAR

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
  • 2 AĞUSTOS ARDEŞENİN SESİ GAZETESİ
Arşiv